OpenAI’da yaşananların gerçek sebebi neydi?

tarafından
60
OpenAI’da yaşananların gerçek sebebi neydi?

Geçtiğimiz hafta yapay zekanın önde gelen şirketi OpenAI’da garip bir hareketlilik yaşandı. OpenAI’ın kurucu CEO’su Sam Altman ve üst düzey bir yönetici önce yönetim kurulu tarafından istifaya davet edildi. Bu daveti yönetim kurulu adına bildiren, kendisi de kuruculardan, şirketin Baş Biliminsanı sıfatına sahip İlya Sutskever oldu. Tüm olaylar 17 Kasım Cuma gecesi eski adıyla Twitter’dan yani X’den canlı yayın izler gibi izlendi. Sam Altman bunun üzerine şirketin yüzde 49 ortağı olan Microsoft’un CEO’su Satya Nadella’dan yardım istedi ve Satya da ona ve diğer işini kaybeden OpenAI çalışanlarına kapılarının açık olduğunu bildirdi ve hatta Altman’ı işe bile aldı. Tüm bunlar bir hafta sonu içinde gerçekleşti. 

Ardından OpenAI şirketinin 700 küsur çalışanı, Sam yoksa biz de yokuz mealinde bir açık mektup yazarak pişmiş aşa su kattı. Hatta Sutskever de olaylar yön değiştirince bu defa yaptıklarından pişman olduğunu bildirerek mektubu imzalayan arkadaşlarına dahil oldu. 

Sonunda iş şöyle tatlıya bağlandı: OpenAI aslında kuruluşunda kâr amacı gütmeyen bir girişimdi. Ardından Altman tarafından kurucu ve en büyük donör Elon Musk’ı da uzaklaştırmak pahasına kâr amaçlı bir şirket daha kuruldu ve ikili bir yapıya geçildi. İşte bu ikili yapının sivil tarafı, yani kâr amacı gütmeyen tarafında yer alan yönetim kurulu, bahsi geçen kararı almış ve Sam Altman’ı istifaya davet etmişti. Yönetim kurulunun bunun için bir gerekçesi varsa da kamuya ilan edilmedi. Sonunda tatlıya bağlanan şekliyle, yeni bir yönetim kurulu atandı, Sam (ve diğerleri) tekrar geri geldi ve suret kurtarıldı.

Peki gerçekte ne oldu?

90 milyar dolar değerindeki ve ChatGPT ve GPT-4 gibi çığır açan ürünlerin yayıncısı firmanın yaşadığı bu bir haftalık serüvenin arka planında gerçekte ne yaşandı? Şimdi herkes bunu soruyor.

Altman atılmadan bir gün önce yapay zekada çok önemli bir atılım yapmak üzere olduklarını bildiriyor, ardından yönetim kuruluna bir mektup geliyor: Q* (kü star) adlı bir projenin olduğu ve bunun insanlığa tehlike yaratabilecek düzeyde bir çalışma olduğu bildiriliyor. AGI denilen süper-yapay-zeka yolunda önemli bir merhale olduğu düşünülen bu yeni projeye kurulda bir direnç oluşuyor. Altman’ın YZ süper-zeka çalışmalarını YZ yongaları, YZ telefonları, YZ robotları ve dünyanın en geniş LLM veri setleri ile evlendirme çabasına taktığı isim de Tigris! Dicle nehri yani… Altman bu iş için Cerebras isimli dev boyutlu yonga imalatçısı ile de anlaşmak üzeredir. Bu firmadan başka Apple’ın eski tasarımcısı John Ive ile de anlaşma yapıldığı dedikoduları dolaşmaktadır.

İki gün önce bu olayları irdeleyen önemli bir yazıyı yakın bir dostum yolladı: Yazıyı yazan kişi Pippa Malmgren (Kaynak:1), Başkan (baba) Bush’un ekonomi danışmanı ve aynı zamanda da otonom robotlar ve İHA’lar imal eden bir girişimin sahibi. Yani Amerikan devletine ve Pentagon’a (benim tabirimle Makasçılara) yakın olan bir kişi. Yazının linki aşağıda (Kaynak:2). İsteyen İngilizcesinden okuyabilir, yazıda Malmgren önemli bazı detayları paylaşmış ve sorular sormuş. Sorduğu sorular Sam Altman hakkında şüphelerin uyanmasını gerektirecek mahiyette. O nedenle ben de bu soruları özetliyorum:

– Altman neden son aylarda bol bol Orta Doğu ve Asya’ya seyahatler yapmaktaydı? Nvidia’ya rakip olacak bir donanım şirketi olan Cerebras ile süper-zeka YZ için yeni bir tedarik zinciri kurmanın peşinde miydi? Bunun için yatırım mı arıyordu?

– Altman’ın G42 isimli Abu Dhabi merkezli şirketle ilişkisini de sorgulamış Malmgren. 

Yazıdan bazı paragrafları Google’ın çevirisi ile paylaşıyorum:

“Bu yeni tedarik zinciri yalnızca Amerika’nın BT altyapısına meydan okumakla kalmayıp; ABD’nin gücünün azalmasına da yardımcı olacak. Bu, yapay zeka inovasyonun ABD dışına kaydığını ve düzenleyicilerin ulaşamayacağı verileri elde ettiğini gösteriyor. Hiç şüphe yok ki ABD yetkilileri tüm bunlara baktı ve Altman’ın G42 ile işbirliği yapmasını düşmanla dostluk kurmaya eşdeğer gördü çünkü bu şirketin TikTok’un ana şirketi ByteDance’in sahibi kişiler tarafından desteklendiği görülüyor (G42’de önemli bir hisseleri var) . G42’nin, bazılarının Pegasus’un (kötü şöhretli casus yazılım) yeniden yapılandırılmışı gibi duran Pax AI’ya sahip olduğunu da farkettiler. Altman bu büyük vizyonun peşinde koşarken hareketleri takip altında mıydı? Hiç şüpheniz olmasın!”

– Altman’ın Cerebras isimli donanım firması ile birlikte yeni bir tedarik zinciri ve üretim bandı oluşturmasına da tepki göstermiş Malmgren: 

Xi ve Biden’ın 15 Kasım’da buluşmasından ve aralarında dostane davranma konusunda anlaştıktan iki gün sonra Altman kovuldu. Daily Dot, Xi’nin Biden’a Altman’ın OpenAI’ının kimilerinin Çin Siber Ordu Grubu olduğunu düşündüğü D2 (Double Dragon) adlı bir firmayla gizlice bir veri toplama anlaşmasına dahil olduğunu ima etmesi nedeniyle Altman’ın işine son verildiğini ileri sürüyor. David Covucci şunu bildirdi: “Bu D2 grubu, Google’dan 10 kat daha fazla, dünyadaki en büyük tarama/indeksleme/tarama kapasitesine sahip; bu nedenle Open AI’ın daha sonra eğitim için büyük miktarda veriyi ele geçirebilmesi için yapılan anlaşma bu.”

Gerçek şu ki Altman coğrafi sınırlara inanmıyor. Tek bir hedefi var: mümkün olan en iyi yapay zekayı yaratmak. Muhtemelen yönetim kurulunu endişelendiren ve Washington’un canını sıkan bir vizyon bu. ABD’nin, Çin’e en iyi yongaların ve bilgisayarların satışını kısıtlayarak dünyanın belli bölgelerindeki teknolojik yenilikleri yavaşlatmaya çalıştığı bir zamanda, şunu söylemesi oldukça enteresan: “Kendi malzemelerimizi inşa edip, kendi tedarik zincirimizi ve ekosistemimizi oluşturmalıyız.”

Gördüğümüz gibi, burada sanıldığından daha derin bir şeyler olmuş. Yazıdan alıntı yapmaya devam ediyorum:

Çin zaten kendi YZ yolunu oluşturmuştu. Simgeci yapay zeka lehine bağlantıcı (generative) yapay zekadan kaçınıyorlar. (Bu konuyu daha iyi anlamak için daha önce Cointelegraph’da yazdığım yazıya bakınız. Kaynak.3)  Çin halihazırda yapay zekayla, uydular ve silahlı insansız hava araçları üzerinde kontrol sağlıyor. Hiç şüphe yok ki Altman bu kabiliyetlere erişmeyi, Çinliler de onunla çalışmayı çok isterdi.

ABD siyaseti ve iş dünyası ile bağlantıları olan Eski Hazine Bakanı Larry Summers’ın da yeni OpenAI Yönetim Kurulu’nda yer almasının nedeni bu olabilir mi? Belki de ABD Hükümeti Altman’ı durduramayacaklarını ancak en azından yönetim kurulunda bir sandalye talep edebileceklerini fark etmiştir.

Sonuç: Altman’ın niyetinin hiç de iyi olmadığını düşünürken bulduğum bu yazı iyice şüphelerimi uyandırdı. Yapay zekanın üst noktası süper-yapay-zeka (AGI) yaparken Çin derin devleti ile iletişime geçmeyi ve ABD hükümetini kızdırmayı göze almış olan gözü kara bir adam var. Yeni yönetim kuruluna atanan Summers ile Amerikan devleti bu şirketi yakından izlemeye karar vermiş görünüyor. 

Kaynaklar:
1. https://en.wikipedia.org/wiki/Pippa_Malmgren
2. https://unherd.com/2023/11/is-sam-altman-compromising-us-security/
3. https://tr.cointelegraph.com/news/artificial-intelligence-can-you-tell-me-a-joke
 

Kaynak